Türkiye’de Kruvaziyer Limanlar

Türkiye’de Kruvaziyer Limanlar

Dünya ekonomisinin en uluslararasılaşmış sektörlerinden birisi olan Turizm sektörü, birçok ülkenin temel gelir kaynağı olarak görülmektedir. Geleneksel turizm anlayışı olan deniz-kum-güneş aktivitelerine bir alternatif olarak öne çıkan kruvaziyer turizmini tercih eden turist sayısı, özellikle 1960’lı yılların sonlarından itibaren; yüksek kapasiteli gemilerin kullanılmaya başlanması, yeni destinasyon seçeneklerinin çoğalması, şirketler tarafından yapılan promosyonlar ve gemilerde gerçekleştirilen etkinlik çeşitlerinin artmasına bağlı olarak büyük oranda artış göstermiştir. Bu açıdan bakıldığında, kruvaziyer turizm, son 30 yıl içerisinde, öncelikle Kuzey Amerika bölgesinde, ardından Avrupa’da ve son yıllarda da Avustralya ve Yeni Zelanda bölgesinde yaratılan talep ile turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen sektörü haline gelmiştir.

Doğrudan ve dolaylı olarak yarattığı istihdam ve sağladığı katma değer dikkate alındığında, ülkeler için stratejik öneme sahip olan kruvaziyer sektöründe özellikle Akdeniz havzası, dünya kruvaziyer destinasyonları arasında en çok turist çeken bölgelerden birisi haline gelmiştir. Türkiye, yoğun ilgi gören Akdeniz havzasında özellikle 2000’li yılların başından itibaren popüler bir kruvaziyer destinasyonu haline gelmiş olup bu sektördeki hızlı gelişmeden payını almış olsa da Şekil 1’de görüldüğü üzere 2016 ve 2017 yıllarında Türkiye limanlarını ziyaret eden kruvaziyer turistlerin sayısında dramatik bir düşüş gerçekleşmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü İstatistik Bilgi Sistemi’nden elde edilen verilere göre; 2003 yılından itibaren Türkiye’yi ziyaret eden kruvaziyer yolcuların sayısı, 2016 yılına kadar genellikle artış göstermiştir. 2003 yılında 581.848 turist, Türkiye’deki kruvaziyer limanları ziyaret etmiş olup, bu sayı 2006 yılında 1 milyon, 2011 yılı itibariyle de 2 milyon sınırını aşmıştır.

2009, 2012, 2014, 2016 ve 2017 yıllarında ise, bir önceki yıla göre toplam turist sayısının azaldığı görülmektedir. 2009’da yaşanan düşüş, sektörün talep kaynağı olarak kabul edilen gelişmiş ülkelerde yaşanan küresel finansal krizin etkileri olarak yorumlanabilir. Hem komşu ülkelerde hem de ülkemiz sınırları içerisinde, özellikle metropol şehirleri kapsayacak şekilde yaşanan terör olaylarına bağlı oluşan güvenlik kaygıları diğer yıllardaki düşüşün nedeni olarak gösterilebilir. Özellikle 2017 yılsonu itibariyle, 2003 yılında ülkemizi ziyaret eden toplam kruvaziyer turist sayısının yaklaşık yarısı kadar turist ziyareti olduğu dikkat çekmektedir.

Kruvaziyer turist trafiğindeki bölgesel değişimlerin anlaşılması için, Şekil 2’de gösterildiği gibi söz konusu limanlar bulundukları bölgeye göre gruplandırılmıştır.

2003-2015 zaman aralığı düşünüldüğünde, Ege bölgesini ziyaret eden turist sayısında kayda değer bir artış yaşanmıştır. Buna göre, diğer bölgelerle kıyaslandığında Ege bölgesinin kruvaziyer turistler tarafından daha çok tercih edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, Marmara bölgesi de son yıllarda öne çıkan bölgeler arasındadır. 2016 ve 2017 yıllarında yaşanan dramatik düşüş ise etkisini bütün bölgelerde göstermiştir.

Türkiye’de faaliyet gösteren kruvaziyer limanlarının rekabetçilik seviyelerinin belirlenmesine yönelik olarak uygulanan “Pay-Değişim Etkisi (Shift-Share Analysis)” yönteminin bulguları 2003-2007 zaman aralığına yönelik olarak Tablo 1’de, 2008-2012 zaman aralığına yönelik olarak Tablo 2’de ve 2013-2017 zaman aralığına yönelik olarak ise Tablo 3’te verilmiştir. Analiz kapsamında 26 liman incelenmiştir. Ancak, pazar payı %1’in altında olan 14 liman analiz kapsamından çıkarılarak “Diğer” olarak nitelendirilmiş ve geriye kalan 12 liman incelenmiştir.

Elde edilen bulgulara göre, 2003-2007 yılları arasında İzmir, yüksek bir turist trafiğine erişmiştir. 2003 yılı referans alındığında, 2008 yılında beklenenden çok fazla turist artışı yaşanmıştır. İzmir dışında, Akdeniz bölgesinin önde gelen turistik bölgelerinde yer alan Alanya da beklenenin çok üzerinde kruvaziyer turist ağırlamıştır. Antalya, Kuşadası, İstanbul, Dikili, Bodrum, Trabzon ve Çanakkale beklenen seviyelerin altında kalmışlardır.

2003-2007 yılları arasında beklentilerin çok üzerinde performans sergileyen İzmir, aynı performansı 2008-2012 yılları arasında da göstermiş ve beklentilerin üzerinde kruvaziyer turist ağırlamıştır. Tablo 2’de gösterildiği üzere; Antalya, Çeşme ve Trabzon’u beklenenden daha fazla kruvaziyer turist ziyaret etmiştir. Bu dönemde kaybedenler ise sırasıyla; Kuşadası, Alanya, İstanbul, Marmaris, Bodrum, Dikili, Çanakkale ve Sinop şeklindedir.

Analizin yapıldığı son zaman aralığı olan 2013-2017 yılları arasındaki büyük değişim Tablo 2’de görülmektedir. Söz konusu zaman aralığında, en yüksek kruvaziyer turistin ağırlandığı 2013 yılı ile en kötü performansın görüldüğü 2017 yılı kıyaslandığında Çeşme’nin, 2017 yılı sonu itibariyle, 2013 yılındaki payının da üzerine çıktığı ve beklentileri fazlasıyla karşıladığı görülmektedir. Hatta, Kuşadası’ndan sonra en çok turist çeken ikinci bölge olarak da dikkat çekmektedir. Çeşme ile paralel şekilde yıldızı parlayan bir diğer bölge olarak Bodrum öne çıkmaktadır. İlk iki zaman aralığında beklentilerin altında kaldığı görülen Kuşadası, her ne kadar eski yıllarını aratan seviyelerde kalsa da, turist kaybı açısından diğer bölgelere kıyasla daha az hasar alan bölge olarak öne çıkmıştır. Antalya, Alanya ve Marmaris beklentilerin üzerinde performans gösteren diğer bölgeler olarak tespit edilmiştir. İlk iki zaman aralığında birinci sırada yer alan İzmir ise son yıllarda beklenenin çok altında kalarak İstanbul’un ardından en kötü performans gösteren ikinci kent olarak saptanmıştır. Beklenenden daha kötü performans gösteren bölgeler sırasıyla; Trabzon, Dikili, Sinop ve Çanakkale şeklindedir.

Güvenlik konusu başta olmak üzere bazı makro faktörler de ziyaretçilerin ve en önemlisi o limana uğrak yapan hatların tercihleri üzerinde önemli etkilere sahiptir. Türkiye’deki kruvaziyer turizmi son yıllarda, hem çevresindeki bölgelerde yaşanan siyasi ve ekonomik krizlerden hem de kendi içerisinde yaşadığı belli başlı sorunlardan dolayı etkilenmektedir. Bu durum, 2016 ve 2017 yıllarındaki verilerden görülmektedir. Öyle ki, 2017 yıl sonu itibariyle Türkiye’yi ziyaret eden toplam kruvaziyer turist sayısı 2003 yılı toplamının yaklaşık yarısında kalmış olup, 2013 yılı ile karşılaştırıldığında ise yaklaşık %85’lik düşüş görülmüştür. Söz konusu dramatik düşüşe rağmen Çeşme limanının, kruvaziyer hatlarının geleneksel olarak tercih ettiği limanları geride bırakarak Türkiye’deki kruvaziyer turizm pazarında dikkate değer bir paya ulaştığı görülmüştür. Aynı şekilde Bodrum, payını gittikçe arttıran destinasyonlardan birisi haline gelmiştir.

Yarattığı katma değer ve sahip olunan potansiyel düşünüldüğünde şüphesiz bu durumu kabullenmemek gerekir. Her ne kadar güvenlik konusu kruvaziyer hatlar tarafından rotaların belirlenmesinde ana itici faktör olarak görünse de, bu durumun sonsuza kadar sürmeyeceği de açıktır. Gemilere ve turistlere verilen liman hizmetleri gibi mikro çevresel faktörler ile birlikte bu tür kaygıların sönümlenebilmesi için ilgili destinasyonların cazibesinin arttırılması ve yeni destinasyonların cazip kılınmasına yönelik tanıtım faaliyetleri bu zorlu sürecin atlatılmasında faydalı olacaktır. Özellikle, Çeşme ve Bodrum limanlarının böylesine kötü koşullara rağmen pazar paylarını nasıl arttırdıklarının tespit edilmesine yönelik olarak nitel analizler konunun daha iyi anlaşılmasında faydalı olacaktır.

Have your say!

5 1
Tarafından yazılmıştır
2010 yılında İstanbul Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra bir denizcilik firmasında görev yapmıştır. 2014 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Anabilim Dalında Yüksek Lisansını tamamladıktan sonra aynı anabilim dalında başladığı doktora eğitimine halen devam etmektedir. Ağırlıklı olarak gemi yönetimi, finansal yönetim ve davranışsal ekonomi konularında araştırmalar yapmaktadır. 2017 yılından bu yana Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi bölümünde öğretim elemanı olarak görev yapmaktadır.

Cevap bırakın

kayıp Şifre

Kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturmak için bir bağlantı alacaksınız.