Dünden Bugüne Konteyner

Dünden Bugüne Konteyner

Dr. Hüseyin GENCER – Piri Reis Üniversitesi

“Dünyayı daha küçük ama dünya ekonomisini daha büyük” hale getiren konteyner, küreselleşmenin en önemli katalizörlerinden biri olmuştur. 2008 Yılı Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Paul Krugman “dünyayı değiştiren teknolojiye baktığımızda, internet gibi şeyleri düşünürüz. Ama dünya ticaretine ne olduğunu anlamak için, gemiden indirilip kamyona ya da trene yüklenebilen ve taşınan konteyner olayına” bakmamız gerektiğini belirterek, konteynerizasyonun küreselleşme açısından önemini vurgulamaktadır.

Çuvallarla, paletlerle ya da ayrı parçalar olarak geleneksel yöntemlerle yüklenen yükler için çok fazla insan gücü gerekmektedir. Bu yüklerin gemilere yüklenmesi ve gemilerden indirilmesi çok uzun sürmekte, limanlarda tıkanıklığa yol açmakta ve operasyonları yavaşlatmaktadır. Depolarda, karayolu ve demiryolu yükleme ve boşaltmalarında da benzer sorunlar görülmektedir. Kendisi bir kamyon şoförü olan ve taşımacılıkta yaşanan tüm bu sorunları çok iyi gözlemleyen Malcom McLean günümüzde kullanılan intermodal konteynerin mucididir. Malcom McLean’in “yüklerin konduğu kutunun vinçler ile gemiye istiflenebilmesi, aynı kutunun karayolu ve demiryolu ile de taşınabilmesi fikri” ile ortaya çıkan konteynerin, konteyner elleçleme ekipmanlarının, karayolu ve demiryolu taşıma araçlarının standartlaşması sonucunda taşımacılıktaki devrim başlamıştır. Yani bu devrimi başlatan aslında kutunun kendisi değil, kutunun kullanım şeklidir.

Konteyner elleçleme ekipmanlarının standartlaşması ve gelişmesi ile limanlarda gemilerin yükleme ve boşaltma sürelerinin azalması daha düşük stok maliyetleri sağlamıştır. Ayrıca konteynerin kendisi zaten mobil bir depo görevi yaptığı için geleneksel yüklemedeki transit depolama masrafları ve elleçleme süresi oldukça düşmüştür.  Yük kayıpları neredeyse sıfıra inmiş, elleçlemeler esnasındaki hasarlar % 95’e varan oranlarda azalmış ve böylece sigorta ücretleri de % 30 kadar düşmüştür.

1970’lerin ilk yarısına kadar konteyner taşımacılığının, konferanslarla kartel oluşturmuş olan büyük şirketlerin işine yarayacağı sanılmıştır. Konferanslardan bağımsız çalışan küçük şirketlerin, konteyner taşımacılığı için gereken gemilerin, konteynerlerin ve vinçlerin maliyetlerinin altından kalkamayacakları düşünülmüştür. 1970’lerdeki petrol krizi ve tanker piyasasının çöküşüne bağlı olarak gemi siparişi alamayan tersaneler, büyük indirimler yaparak ve geniş kredi imkânları sunarak işlerini ayakta tutmaya çalışmışlardır. Çoğu önemli rotada bir konferansa bağlı olmayan Maersk ve Evergreen gibi şirketler bu durumdan faydalanarak, konteyner gemisi siparişleri vermişler ve krizi fırsata çevirmişlerdir. 1973’e kadar tek bir konteyner gemisi olmayan Maersk, 25 gemisi ile 1981 yılında dünyanın en büyük üçüncü konteyner taşımacılığı yapan şirketi haline gelmiştir. Günümüzde ise Maersk işlettiği 4 milyon TEU’yu geçen gemi filosu kapasitesiyle açık ara birinci sıradadır.

Konteyner taşımacılığı endüstrisinin gelişiminde çoğunlukla taşıma hizmetini sağlayan şirketler ve armatörler açısından bakılmaktadır. Konteyner taşımacılığının en uzun kısmı olan denizyolu ayağında hizmet veren bu şirketler gerçekten de bu endüstrinin en önemli aktörleridir. Ancak konteyner taşımacılığının özellikle 1970’li yılların ikinci yarısından sonraki gelişimini ve navlun fiyatlarının düşmesini sağlayan bir diğer önemli grup, yükü taşıtanlardır(shippers). Geleneksel yük(parça yük vb.) taşımacılığı döneminde fazla söz sahibi olmayan taşıtanlar, konferansların belirlediği navlun fiyatlarını kabul etmek durumundaydılar. Birçok hükümetin de desteklediği bu konferansların üyeleri ile taşıtmak durumunda olan taşıtanlar, düzenli yapılan taşımalar sonucunda sadakat indirimleri aldıklarından, farklı seçenekleri fazla dikkate almamaktaydılar. Yani bu dönemde, taşıtanlar, taşıyıcılar, hükümetler hatta karayolu ve demiryolu taşımacılığı yapan şirketler benzer şekilde düşünmekteydiler.

Konteynerizasyonun sağladığı intermodal taşımacılık, taşıtanların büyük resmi görmesine ve taşıma maliyetlerini yönetme konusunda bir bütün olarak düşünmelerine imkân vermiştir. Taşıtanlar, taşıma ve elleçleme operasyonları konusunda daha bilgili ve tecrübeli hale gelmişlerdir. Hangi miktardaki ve türdeki yüklerin hangi konteynerler ile daha uygun taşınabileceğine dikkat ederek toplam taşıma maliyetlerini düşürebileceklerini görmüşlerdir. Diğer taraftan, konferans üyesi olmayan bağımsız taşıyıcıların daha ucuz navlun fiyatlarına taşıma yapabildiğini de gören taşıtanlar daha iyi organize olarak ve birleşerek taşıyıcılar karşısında pazarlık güçlerini yükseltmişler, navlun fiyatlarının düşmesini sağlamışlardır. Bu gelişmeler bağımsız taşıyıcıların sayısını artırmış ve bazı konferansların dağılmasına neden olmuştur.

Taşıtanların 1970’lerdeki ikinci büyük girişimi ise ulaştırmada devlet kısıtlamalarının(deregülasyon) azaltılmasına yönelik çabalarıdır. 1970’lerde dünya üzerindeki çoğu demiryolu devletler tarafından işletilmekteydi. Karayolu taşımacılığı da devletler tarafından sıkı kurallarla düzenlenmişti. Örneğin ABD’nin 1970’lerde bazı düzenlemelerde yumuşaması, demiryolları ve karayollarının birbirleri ile rekabet etmek için daha fazla esneklik istemesi, karayolu ve demiryolu navlunlarını düşürmüştür. Böylece hem karayolu hem de demiryoluna kolayca uyum sağlayabilen konteyner taşımacılığı daha da fazla tercih edilir hale gelmiştir.

Konteynerin taşımacılıkta yaratmış olduğu devrime en fazla katkı sağlayan olgulardan birisi de bilgisayar teknolojilerindeki gelişmelerdir. Mikroçiplerin kullanılmaya başlanması sayesinde, daha 1970’li yılların başından itibaren bilgisayar ve konteyner taşımacılığı birbirine paralel bir gelişme göstermiştir. Çok sayıdaki konteynerin karadaki hareketlerinin takibi, daha fazla verinin daha hızlı bir şekilde işlenmesini ve bu hareketlere konu olan fatura vb. belgelerin doğru bir şekilde hazırlanmasını gerektirmektedir. Bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler konteyner hareketlerinin daha doğru kontrol edilmesini, taraflar arasındaki iletişimi, belgeleme süreçlerini, veri depolamayı ve daha doğru bilginin işlenmesini sağlamıştır. Bilgisayar teknolojilerinin gelişimi bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişimini hızlandırmış, böylece konteyner taşımacılığına apayrı bir boyut kazandırmış ve kazandırmaya devam etmektedir.

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan dijitalizasyon fenomeni ve konteyner taşımacılığı ilişkisini bir sonraki yazımızda irdeleyeceğiz.

Kaynaklar:

Marc Levinson. How the Shipping Container Made the World Smaller and the World Economy Bigger. 2006

M.G. Graham ve D.O. Hughess. Containerisation in the Eighties.

Martin Stopford. Maritime Economics. 2009

Soner Esmer. https://www.denizhaber.com.tr/yazi/dunyayi-degistiren-kutu-60-yasinda-432.htm

Tom Hanchett. The Box That Changed the World. 2006

Have your say!

9 1
Tarafından yazılmıştır

Cevap bırakın

kayıp Şifre

Kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturmak için bir bağlantı alacaksınız.